Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
Kasım KAPLAN 1956- .....
NOT
ABDURRAHİM KARAKOÇ
NECİP FAZIL
MEHMET AKİF ERSOY


HASYOL VAKFININ VE AŞEVİNİN KURULUŞU - ANILAR - Kasım Kaplan
 
HASYOL VAKFININ VE AŞEVİNİN KURULUŞU
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 05-04-2017 / 22-58

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Anilar Haberleri  
HASYOL VAKFININ VE AŞEVİNİN KURULUŞU

ERDEMLİ İMAM HATİP LİSESİ                          

                       1992 senesi yarı yıl tatilinde Erdemli İmam Hatip Lisesine istek üzerine, Kargıpınarı Ora okulundaki Müd. Yrd. görevimi bırakarak gittim. Mevsim kış ve yağmurlu, Mersin dahi olsa havalar palto gerektirecek kadar soğuk.

Okuldaki ilk günlerde dikkatimi çeken, köylerden gelen öğrencilerin çokluğu. Hepsi de ya çatmalarda ya bodrum katlarda, birkaç öğrenci bir araya gelerek okumaya çalışıyorlardı.

Özellikle küçük sınıflardaki kız çocuklarından hırkasız gelenler çoktu. Soğuk hava hele yağmur varsa kollarına yapıştığına şahit oldum.

Birkaç tanesine okul hırkası aLmayı denediysem de sayı epey kalabalıktı ve benim şahsi bütçem yetersizdi..

  Utandım, sırtımda alışkın olduğum pardösümü çıkardım. Ceketle gidip gelmeye başladım.  Bir yandan da çare arıyordum. O noktada kıymetli meslektaşım İng. Öğrt. Mustafa ŞAHİN desteğini esirgemedi. Kendisi iplikçilik yaparken, hanımı da dokuma işi yapmaktaydı.  Bir gün sıkıntılı halimi sorunca ona söyledim

--İpliği benden, dokuması senden çocuklara hırka giydirelim. dedim, tereddütsüz tamam dedi , bir kısmına da böyle hırka temin ettik, Rabbim ondan razı olsun. Sonra Ali YILDIRIM duyunca o karşılamaya başladı sonra da zaten Mersin kışı bahar geldi çok şükür.

 

                   HASYOL VAKFININ KURULUŞU- 1995

               1995 başları, evi Erdemli’ye taşıdım, haftalık ilmuhal ve sohbet için toplanmak istiyoruz fakat eve gelmek insanlara zor geliyor, sıkıntı vermek istemiyorlar. Vakıf kurmayı hayal edemiyorum ama bir Dernek kurma fikrimi Fuat ÖZBEK ve Ali YILDIRIMa söyledim, bunu olumlu karşılarken Fuat Bey bir vakıf kurmanın daha isabetli olacağını söyledi ve masraflarını üstlenerek müracaat ettik.

Kurucular Kurulu bereketine binaen yaşlılardan almıştık. Şimdi rahmetli oldular.

 Kurucular Kurulu Fuat ÖZBEK in babası rahmetli Hasan ÖZBEK, Nihat ERDEM’ in babası rahmetli Hidayet ERDEM, Erdoğan ATEŞ’ in babası o da rahmetli Enver ATEŞ, Ali YILDIRIM ve gene rahmetli oldu Soner Ali YILMAZ, Kerim ŞAHİN  le beraber kuruldu.

               Kuruluş için notere gittiğimizde de ilginç bir konuşma vardı. Noter katibi merak etmiş başkan kİm olacak dedi, Kasım KAPLAN dedi birisi, tanımıyor. İnanamamış olacak ki bir başkasına sordu başkan kim olacak, gene aynı cevabı aldı hatta 3. de aynı cevabı alınca kendi kendine konuşmaya başladı kim bu adam, bu kadar tanıdık ileri gelenlerin arasında, bende arkam dönük ama kulağım onda, millet birbiri ile konuşuyor, neyse ben döndüm bana  sordu kim bu diye bende; sen yaz ne yapacaksın dedim ve yazıldı.

                  Vakfın kuruluşu en az 3-4 ay sürer demişlerdi, 20 günde resmi gazetede yayınlandı, şaşırdık, sanırım rahmetli Soner Ali Beyin abisi işi hızlandırmıştı, Allah ondanda razı olsun ismini bile bilmiyorum.

                       HASYOL VAKFI AŞEVİNİN  BAŞLAMASI

                       Aslındagönül dünyamda ve hayallerimde hep bir veya iki daire kiralayıp ilçedeki kimsesiz kimselere sahip çıkmak, başlarını sokup ısınabilecekleri ve karınlarını doyurabilecekleri bir yerimiz olsun istiyordum. Çalışacak bir bayan elemanla yemeklerini yapıp, çamaşırları yıkanabilir diye hayaller kuruyordum. O ara İstanbul’da Aziz Mahmut Hudai Hz.lerini ziyarete gitmişken o sıralarda vakıf başkanlığını yürüten çok kıymetli bir insan, asker arkadaşım Fahrettin TİVNİKLİ ile karşılaştım vakfa gittik bu arada vakıfta tasavvuf prof. M.Kamil YILMAZ ve Ahmet TAŞGETİREN ile karşılaştık. onlarla da Fahrettin Bey vesilsi ile daha önceden tanışmıştık.

Bulmuşken bu fikrimi istişare etmek isteyince özellikle çok özel bir insan olarak gördüğüm M.Kamil Hoca bunu çok zor ve yorucu ve masraflı bir iş olduğu için uygun görünmediğini belirterek bana öğrenciye yönelik  çalışma tavsiyesinde bulundu ve ikna etmişti. Zaten hali hazırda paramızda yoktu ancak seneye inş.

                Döndüm okul devam ediyor, okul çift tedrisat olduğu için öğle arasında kantine iniyoruz çay, simit, tost birşeyler yenilip içiliyordu. Bir müddet sonra kantinin etrafında sıralanıp kantini gözetleyen öğrenciler dikkatimi çekmeye başladı. Artık her gün onlar kantini, ben ise onları gözetliyordum.

 Bir gün aklıma geldi, kantinci ile görüşsek te hergün 20 kadar öğrenciye bir simit bir çay ikram etsek nasıl olurdu diye düşünmeye başladım.

 Bu arada bir simit bir çay parasına azıcık bir şey ekleyerek belki bir tas çorbada verebilirdik, hemen yakında dindarlığını bildiğim tatlıcı Rüştü kardeşin küçükte olsa bir tantuni  lokantası vardı, ondan bilgi hatta destek alabileceğimi düşünerek ona gittim. Konuyu açıp, bir çorbanın malyeti ne olur? Sorusunu duyunca;

-Hayrola hocam, kafanda irşeyler var galiba dedi, bende durumu anlattım.

Rabbim ondan binlerce kez razı olsun ki hiç o kadarını beklemediğim bir şekilde beni cesaretlendirdi ve daha sonra 7 yıl devam edecek ve hergün ortalama 170 kişinin ücretsiz yemek yiyeceği bir aşevinin başlamasına sebep olacaktı ve oldu da.

Çok istekli ve sevinçli bir tavırla;

--Hocam ne çorbası, burda isterseniz, malzemeyi alırsanız size yemek bile yaparım. Demezmi…

O gece nasıl sabah oldu bilmem, arkadaşlara açtım konuyu, altından kalkabilirmiyiz kuşkuları olsada tamam dedik ve Allah’a güvenerek bismillah dedik. Kaldi ki olduğu kadar… ne kadar olursa, eğer bu işhayırlı bir iş ise ve bizim niyetimiz Allah rızası ise yürüyeceğine inancımız tamdı.

               Hemen ertesi gün Kuru fasulye, pilav ve salata ile bismillah dedik. Çorba hayal ederken üç çeşit birden, Rabbimize hamdolsun… sabah yemek pişti, öğlede tanıdığımız 10 kadar öğrenciyi çağırdım, birkaç tanede kapıdan geçerken içeri bakan öğrenciyi aldım. Lokanta okula 300-400 mesafede ve yolüstü kapının önünde duruyorum yoksul gördüklerimi çağırıyorum. Bu arada bir küçük sınıf öğrencisi  önce yaklaşıp baktı sonra sordu;

-Öğretmenim yarım porsiyon fasulye kaç lira ki? Bende tıkanan nefesimi şakayla saklayarak;

-Gel  içeri ye bak beğenirsen pazarlık ederiz, beğenmezsen parasız. Dedim ve çocuğu içeri almıştım. Çocukların bir sevinç ve şaşkınlıkla karınlarını doyurmalarını uzun uzun seyrettim Allaha hamdettim.

    Ertesi  gün Rüştü Usta:

-Bir de usta  var Erdemli’de, ustaların ustası:Urfalı Fevzi Usta ona da söylersek çalışmıyor ama az bir ücretle hayır işi yapar bende ondan yemek öğrenirim. Dedi .

Tamam sen bir konuş bakalım dedik, konuştu ve Usta da sağolsun kabul etti.

İşe bakın ki Erdemli nin en iyi ustası bizim aşçımız olmuştu. Gerçekten harika yemek yapıyordu, canı-ı gönülden uğraştığı için daha bir üzel oluyordu. Büyük Rabbim gariban öğrenci kullarına en iyi ustayı layık görmüştü.

       Bir haftayı doldurduk, yaklaşık 20 kişiyle başladığımız liste 40 kadar olmuştu. Tek şartı ailesinden uzak, köylerden gelen öğrencleri alıyorduk.O gün öğlende lokantamıza geldim Rüştü usta beni bekliyor. Hal hatırdan sonra:

-Hocam sana bir şey diyeceğim, elinde bir anahtarı uzatarak, aha bu dükkanın anahtarı, askıdaki ceketinide gösterek aha bu da ceketim, anahtarı sana veriyorum, ceketimi alıp ben gidiyorum. Dükkan senin, kirası verilmiş, malzemesi var, ustanız var, ben Koyuncu Kur’an Kursuna aşçi oldum, gidiyorum. İstediğİniz şekilde kullanın.

Şaşırdım kaldıysamda, konuşamadan anahtarı aldım ve sarıldık, Rabbim gariplerine beş kuruş harcamadan bir aşevi vermişti, ne kadar büyüksün Rabbim, sana binlerce kez hamdolsun Her güzellik ondan, nasıL şükredeceğiz bilmiyorum. Rabbimiz niyetimizi hayır, akibetimizi mamur eylesin inşallah.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


HASYOL VAKFININ VE AŞEVİNİN KURULUŞU : Google'da Ara
HASYOL VAKFININ VE AŞEVİNİN KURULUŞU


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        ANILAR

  YANLIŞ HESAP!


         YANLIŞ  HESABA  GELEN PARA Sanırım 2002 olsa gerekti. Erdemli’de ATM den para çekmek için yaklaştım, iki kız muhtemelen üniversit

  ASKERLİK BAŞLIYOR


                         ASKERLİK BAŞLANGICI                

 
           BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

 

 

 

 

           EN SON EKLENENLER

           İÇERİK ARAMA
 

           SON YORUMLAR

           ANKET
Sitemizi Beğendiniz mi?
% 97 √ Toplam : 31 - Evet Çok Beğendim
% 0 √ Toplam : 0 - Evet Ama Eksiklikleri Var
% 0 √ Toplam : 0 - Biraz Beğendim
% 4 √ Toplam : 1 - Beğenmedim
   


RSS © 2010 Kasım Kaplan Resmi Sitesi
Site iceriðinin telif hakký bildirilmeksizin kullanýlmasý yasaktýr
İstatistikler : Dün 311 Bugün 143 Toplam 208992
Gizlilik ilkeleri | Kullanim Kosullari | Kunye | iletisim Yonetim |  
Kasım Kaplan | www.kasimkaplan.net
iletisim@kasimkaplan.net